top of page

2027 İLKBAHAR / YAZ EUPHORIA

Güncelleme tarihi: 2 saat önce

Renklerin, dokuların ve farklılıkların ahengi.


BİR KIRILMA DÖNEMİ


Trendler açısından bir kırılma dönemindeyiz.


Yakın geçmişte beğendiklerimiz, alışkanlıklarımız ve estetik beklentilerimiz köklü bir değişim geçiriyor.


Önümüzdeki birkaç sezonu değil, belki de önümüzdeki en az beş yılı şekillendirecek yeni akımların ve yeni bir estetik anlayışın oluşumuna tanıklık ediyoruz.


Pandemiydi, yapay zekâydı, sanal gerçeklikti derken teknolojinin hayatımızı giderek daha fazla kuşattığı; tasarımın ve yaşam alanlarının da giderek mekanikleştiği bir noktaya geldik.


Güven duygumuz örselendi.


Hayatımızı güzelleştiren ince detayları, dokunsal deneyimleri, zanaatı ve insan elinin bıraktığı izleri giderek daha fazla kaybettik.


Ve şimdi anlaşılıyor ki bu gidişe bir noktada “dur” diyoruz.


Çünkü artık yalnızca güzel görünmek değil, güvende ve değerli hissetmek istiyoruz.


Detaysız, yalın ve steril mekânlardan; detayların, dokuların, zanaatın ve geçmişin izlerinin yeniden değer kazandığı daha insani bir evrene doğru ilerliyoruz.


Kusursuz olandan ziyade karakteri olanı,

seri üretim hissinden ziyade el emeğini, yeni olandan ziyade hafızası olanı yeniden arıyoruz.


Burada söz konusu olan yalnızca yeni renkler, desenler, malzemeler ya da formlar değil.


Değişen şey, neyi güzel ve değerli bulduğumuz.


Hangi duyguları yaşamayı unuttuğumuz ve hangilerine özlem duyduğumuz.


TRENDİ KİM BELİRLİYOR?


Trend raporu, aslında sokağın nabzıdır.

Çünkü trendleri yalnızca tasarımcılar, markalar ya da trend forecasting sistemleri yaratmaz.


Asıl belirleyici insanın kendisidir.


Sokak kültürü, yaşam biçimleri, kültürler, ekonomik koşullar, teknolojik dönüşümler ve değişen ihtiyaçlar yeni talepleri oluşturur.


Trend raporları ise bu talepleri görünür kılan çıktılardır.


Bu nedenle her coğrafyanın, her kültürün ve her toplumun trendleri aynı şekilde yaşaması beklenemez.


Özellikle moda ve yaşam tarzı trendlerinde insanın içindeki keşfetme, farklılaşma ve kendini ifade etme arzusu, farklılıkları doğal olarak değerli kılar.


Bunu global markaların farklı ülkeler için farklı ürün ve koleksiyonlar kurgulamasında ya da global trend sistemlerinin lokal pazarlarda her zaman aynı sonucu vermemesinden de anlayabiliriz.


Dolayısıyla “trendlerde bir kırılma noktasındayız” derken yalnızca estetik bir değişimden değil, bütünsel bir dönüşümden söz ediyorum.


TÜKETİMİN YENİ PARADİGMASI


Son 25 yıldır büyük ölçüde maliyetlerin merkezde olduğu, daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek üzerine kurulu bir yaşam biçiminin içindeyiz.


Ancak artık bu modelin sınırlarına ulaşıyoruz.


Yeni dönem, daha fazla tüketmekten çok daha bilinçli seçmek üzerine kuruluyor.


Gardırobumda elli tane, içeriği belirsiz kıyafetim olmasın.

Beş tane olsun.


Ama ne giydiğimi bileyim.


Beş tane nevresim takımım olmasın.

İki tane olsun.

Ama sağlıklı ve iyi bir uykunun ne anlama geldiğini bileyim.


Çünkü sorgulamadan tüketmenin giderek statü kaybettireceği; bilinçli tüketimin ise değer kazanacağı bir döneme giriyoruz.


Bu dönüşüm yalnızca tüketim biçimlerini değil, üretim biçimlerini de değiştirecek.


Dolayısıyla 2027 trendlerini yalnızca yeni renkler, desenler ve dokular üzerinden okumak yeterli değil.


Asıl değişen şey bir algı biçimi.


Bu perspektifi anlamak, önümüzdeki yıllarda hem üretimdeki hem de tüketim modellerindeki değişimi doğru okuyabilmek açısından kritik.


ÜRETİM VE PAZARLAMA ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR


Üretim trendlerinde ise ne üretiyor olursanız olun, güven merkezli ve şeffaf bir üretim prensibini benimsemek artık bir tercih değil, bir gereklilik.


Tüketici artık yalnızca ürünün nasıl göründüğünü değil; neyden üretildiğini, nasıl üretildiğini ve kendisine ne vaat edildiğini bilmek istiyor.


Pazarlama tarafında ise “kötüyü iyi gösterme” anlayışından hızla uzaklaşmak gerekiyor.


Tasarımı kötü malzemeyi iyi gösteren bir argüman olarak kullanmanın dönemi bitti.


Pamuk-polyester bir nevresim takımının üzerine yalnızca “kolay ütülenir” yazarak ürünün gerçek niteliğini geri plana itmek, artık sürdürülebilir bir pazarlama stratejisi değil.


Eskiden pazarcının tezgâhına koymadığı ürünü cicili bicili ambalajlarla mağazada satma dönemi kapandı.


Bugünün tüketicisi ambalajdan önce içeriğe, hikâyeye ve gerçeğe bakıyor.


Yeni dönemde markaların yalnızca iyi görünmesi değil, gerçekten iyi olması ve bunu şeffaf biçimde anlatabilmesi gerekiyor.


  • 2027 SPRING / SUMMER HOME TEXTİLE TRENDS - EUPHORIA

 

  

2027 İLKBAHAR / YAZ

EUPHORIA


2027 İlkbahar/Yaz'ın ilk temasını en enerjik taraftan başlatıyoruz.


Minimalizmin sadeliğinden ve modernizmin mekanikliğinden uzaklaşan; daha renkli, daha dokulu ve daha karakterli bir dünya.


Farklı renklerin, desenlerin, dokuların ve biçimlerin bir araya geldiği; ilk bakışta maksimalist bir zenginlik hissi veren ancak abartıya kaçmadan, her parçanın bütüne hizmet ettiği bir eklektik bir estetik.

Bir tarafta geçmişten gelen organik ve dekoratif formlar, diğer tarafta daha genç, modern ve geometrik biçimler.

Bir tarafta el işçiliğinin düzensizliği, diğer tarafta modern tasarımın netliği.

Bir tarafta hafıza, diğer tarafta yenilik.


  • 2027 SPRING / SUMMER HOME TEXTİLE TRENDS - EUPHORIA

EUPHORIA, bütün bu farklılıkların çatışmadan bir arada var olabildiği yeni bir estetik anlayışı temsil ediyor.


Renklerin içimizi ısıttığı, farklılıkların bir araya gelerek bütünü oluşturduğu, renklerden korkmadığımız, kendimizi ifade etmekten çekinmediğimiz ve kaybettiğimiz neşeyi yeniden bulduğumuz bir dünya.

Burada renk yalnızca dekoratif bir unsur değil.

Renk, yaşam enerjisinin kendisi.


EUPHORIA'NIN VURGU YAPTIĞI DUYGULAR

  • Neşe

  • Cesaret

  • Güven

  • Huzur

  • Denge

  • Kendine inanma

  • Merak

  • Kendini özgürce ifade etme


DESEN DİLİ

Bu temada desen dilini iki ana eksen üzerinden yönetiyoruz.


GEÇMİŞ ve BUGÜN'nün buluşması


Bir tarafta eski ile yeninin buluştuğu, organik ve hafıza taşıyan desenler.

Diğer tarafta daha genç, dinamik ve modern geometrik biçimler.

Bu iki dil bir araya gelerek temanın eklektik karakterini oluşturuyor.


DESEN KARAKTERİ

  • Organik birimler

  • Romantik detaylar

  • El çizimi hissi veren çizgiler

  • Geleneksel motiflerin sadeleştirilmiş yorumları

  • Geometrik desenler

  • Amorf biçimler

  • Çizgi blokları

  • Modüler kompozisyonlar

  • Asimetrik yerleşimler

  • El işçiliği hissi veren düzensizlikler

 

 

DOKU & MALZEME

Bu temada malzeme seçiminde amaç, görsel zenginliği dokunsal deneyimle desteklemek.

Temiz ve çağdaş yüzeyler; daha karakterli, doğal ve hafif düzensiz dokularla birlikte kullanılıyor.


ANA MALZEMELER

  • Doğal lifler

  • Geri dönüştürülmüş doğal lifler

  • Pamuk

  • Dokulu / pürüzsüz yüzeyler

  • Doğal ve geri dönüştürülmüş içeriklerin en yeni ile buluşması


DOKUSAL KARAKTER


  • Mat / parlak yüzeylerin birlikte kullanımı

  • Faklı dokuların birlikte kullanımı

  • Serin dokunuşlar


TASARIMIN YENİ DENGESİ


EUPHORIA’nın asıl gücü, çok şey söylemesinde değil; farklı şeyleri bir arada söyleyebilmesinde.


Geometrik ile organik.


Yeni ile eski.


Mat ile parlak.


Düzenli ile düzensiz.


Minimal ile maksimal.


Zanaat ile teknoloji.


EUPHORIA'yı yalnızca renkli ve dokulu bir estetik olarak değil, farklılıkların uyum içinde var olabildiği yeni bir tasarım anlayışı olarak okumak gerekiyor.


Geleceğin estetik anlayışı bir doğruya değil, birbirinden farklı doğruların bir arada var olabildiği dengeli bir zemin üzerine kuruluyor.


Trend raporunu Fazıl Say -Morning Albümü eşliğinde tamamladım.

dinlemek isteyenler için linki bırakıyorum.


Sevgiyle kalın.


EvRiM ARıCaN


A special thank you to all the creators, designers and brands whose inspiring visuals helped us bring our 2027 Summer Trends Report to life. ✨

Yorumlar


bottom of page